Ara
  • Şebnem Şen Aydın

TAHAMMÜL

Son zamanlarda bir yerlerde okuduğunuz yazılara benzer “taraflı bir yazı” bularak okuyacağınızı düşünerek okumaya başladıysanız lütfen okumaya devam etmeyin...

Çırılçıplak sadece “İNSAN” olamayacaksanız da okumayın bu yazıyı...

Nereden olduğu hiç önemli olmadan bir annenin evladı olan tarafınıza soracağım tarafsız sorum şu olacak sadece : “Neden ikilendik, üçlendik, beşlendik biz? Neden ayrıştık?”

Bu yazıma yapılacak, aynı fikirde olduğum veya aynı fikirde olmadığım tüm siyasi görüşlerle ilgili yorumları sileceğimi (küfür içeren tüm yorumları sildiğim gibi!!!) şimdiden bilmenizi istiyorum bu arada!!

Sadece insan yanınıza soruyorum :

Neden ayrıştık biz?

Anlayış dolu bir toplumduk, tüm dünyaya örnek!

Ne batıydık ne doğuyduk.. ikisi birdendik hem de...

Neden “Fakirler” ve “Zenginler” oldu evimizde?

Komşumuz aç yatarken tok yatamazdık.. şimdi neredeyse “Aç kalmayı haketti! Öyle uyusun!” hissine geldik en yakınımız için bile.

Neden “Dini inancı olanlar” ve “modern yaşayanlar” şeklinde ayrıştık?

Kim bilebilir ki kim ne kadar inanıyor ve ibadet ediyor bunu neden unuttuk?

Neden aynı ülkede farklı etnik gruplardan ve bir sürü farklı din mesubu insanın barış içinde yaşadığına şahit olduğumuz anılarımızı unuttuk?

Neden aynı çatının altında birbirinden nefret eden kitleler olmasına izin verdik?

Dini sembollere neden bu kadar kafayı taktık? Neden tahammülümüzü sorgulamadık hiç?

Çocukken baş örtülü ve örtüsüz, Camiye ya da Kiliseye gittiği umrumuzda olmadan, hatta inancı var mı yok mu onun yaradanla kendi arasında olduğunu düşündüğümüz bir sürü kardeşimizle bahçede “bukili” veya “saklambaç” veya “casusu bul” oyunu oynadığımızı ne zaman unuttuk?

Müslüman, Yahudi, Hristiyan, Ermeni, Yunan kökenli bir sürü arkadaşımız vardı ve hiç bilmiyorduk hangisinin hangi din mensubu olduğunu; kökünün milliyetini... dinini... Bunun hiç fark etmediğini ne zaman unuttuk?

Ermeni komşumuza un helvası gönderdiğimizi ne zaman unuttuk biz?

Yahut onların bize kendi kültürlerinin sembolleriyle baş sağlığına geldiğini?

Yeni taşınan komşumuz neye kime mensup hiç bilmeden kesip gönderdiğimiz karpuzu, yerleşirken aç kalmasınlar diye pişirip gönderdiğimiz bir tepsi böreği ne zaman aklımızdan sildik?

Ne zaman birbirimizden nefret ettik biz?

Aynı topraklarda ne zaman birbirimize tahammül edememeye başladık?

Tahmmülümüzü ne zaman kaybettik?

Bir sürpriz yapalım ve bu gece barışa niyetle uyuyalım; sonra barış içinde uyanalım mı?

O baş örtülü, o mini etekli komşumuzun veya eşlerinin; veya babalarının; veya kardeşlerinin,fiziksel görüntüsüne bakmadan onlara sadece bizim gibi bedende tekamul etmeye çalışan Allahın kulları olduklarını özümseyip yaradanın selamını esirgemeyip bir “Günaydın!” diyelim mi?

Tüm günlerin önce ülkemiz, vatanımız, sonra tüm dünya için AYDIN olması dileği ile?

Her boyutta ve tüm yaşamlarda...

4 görüntüleme
  • YouTube
  • Instagram
  • w-facebook