Ara
  • Şebnem Şen Aydın

ÇOCUĞUNUZA “HAYIR!” DEMEYİ ÖĞRETTİNİZ Mİ?

Bir çocuğa sıcak bir tas çorba vermekle veya yumuşak bir yatak, güvenli bir çatı, uyku öncesi sıcacık bir sarılış veya paranın satın alabileceği en iyi okullarda okutmakla ona karşı görevimiz tamamlanmış olmuyor.

Biz anne ve babaların sıklıkla yaptıkları hatalardan bir tanesi, çocuklarımızı nazik birer birey olarak yetiştirmeye çalışırken onların “hayır!” deme yetisini ellerinden almak maalesef…

Bir kişinin hayır deme yetisini elinden almanın en kolay yolu benlik duygusunu yok ederek devamlı terk edilme ve/veya cezalandırılma korkusuna sokmak bununla birlikte bir de suçluluk hissine girmesini sağlamaktır.

Bir çocuğun itiraz etme yetisini istemeden de olsa elinden almanın, onları ömürleri boyunca engelli durumuna düşürdüğünün farkında mıyız acaba?

Şurası muhakkaktır ki hayır diyemeyen çocuk bir yetişkin olduğunda (kendi çocukları da dahil) duygu vampirlerinin ağına düşer.

Yaşını oldukça almış o çocuk, duygusal olarak hayır diyemeden büyüdüğünden, önce kendisini hiçe sayarak, her daim çevresindeki insanların duygularını incitmekten korkar.

Bu sırada bir başkasına bağımlı olma isteğiyle dolup taşarken hep içinde terk edilme ve ayrılma korkusu ile yaşamaya başlar.

Kendi çocukluğunuza bir göz atarsanız eğer bu söylemleri onaylayacaksınız...

Yetileri elinden alınmış bir çocuğun seçimleri hep korku kaynaklıdır.

O çocuğun “kötü veya bencil” diye etiketlenerek cezalandırılma korkusu; kararlarını hep başkalarının öfkesi veya kendisinin mahçup olması potansiyeli doğrultusunda almasına sebep olur. Eleştirel vicdanı anlamsızca büyütülmüş bir çocuk, en erken ergenliğinde bile hayatında suçluluk duygusunun liderliğinde kararlar almaya başlar.

Liste sonsuz, tüm olasılıkları içinde barındıran fiziksel tecrübe ile başa çıkmak yolunda tavsiye kısadır.

Lütfen çocuklarımıza (önce belki bazısı size karşı :-) ):

-Hayır! -Aynı fikirde değilim! --Olmaz! --Bu benim sorumluluğum değil! -Yapmayacağım, çünkü… -Bana saygısızlık yaptığını hissediyorum. -Canımı acıtmana hakkın yok, cezalandırılman için elimden geleni yapacağım. -Bana el şakası yapmandan hoşlanmıyorum. -Bana şaka yapmandan hoşlanmıyorum. -Yalnız kalmaya ihtiyacım var. -Yanımdan şu anda uzaklaş!

demeyi ve bunları derken korkmamayı öğretelim.

Emanetlerimize her konuda bilinç verelim.

Her boyutta ve tüm yaşamlarda…

16 görüntüleme
  • YouTube
  • Instagram
  • w-facebook